HOTEL PITRIZZA, SARDINIA

Sardunya’dan merhabalar! Yeni postlarımda biraz da otelleri ele alacağım. Bu güzel yemekler nerelerden çıkıyor, deniz nasıl? Size küçük küçük anlatmaya çalışacağım. Bence Poro Cervo’nun en güzel otellerinden biri, benimde en beğendiğim kuşkusuz Hotel Pitrizza. Starwood Luxury collection’a ait bu otel diğer kardeş otellerinden  farklı olarak daha çiftlere özel, romantik ve konforlu bir ortam sunmakta. Otelin hemen önündaki plajı ve servisi plajın tadını daha iyi çıkarmanızı sağlıyor. Denizin güzelliğine de diyecek yok. Zaten resimler kendi kendini açık bir şekilde anlatıyor. Plajın bir güzel yanı da plajının özel olması, gerçi tüm otel plajları özeldir ama koyda başka halk plajı veya başka birşeylerin olmaması burayı daha sakin, sessiz ve özel kılıyor. Bir tane restorantı olan bu otel hem öğlen hem akşam yemeklerıni aynı mekanda vermekte. Restorant konsepti, sade ama muhtesem lezzetli açık büfe  ve ardından İtalyan mutfağı lezzetlerini tatmaniz mümkün. Diğer otellerin aksine bungalo tarzi odalari araziye yayılmış vaziyette. Bungalo tarzı olduğu için odalar genelde daha büyükçe, fakat plaja ve restoranta yakın bir bungalo bulmanızı tavsiye ederim. Dekorasyonu sade akdeniz tarzı. Benim şahsen çok beğendiğim ve çok abartısız ve klas bulduğum bir tarz. Keske bizim Akdeniz sahillerimizde de bu tarz oteller olsa. Ama malesef bizim şıklık anlayışımız farklı. Kırolukla sonradan görmüşlük arasinda gidip gidip geliyoruz…

Hello from Sardinia! My newest posts are going to be about the hotels worth staying in Sardinia. Where can you eat great food?  How is the sea? How is the decoration? I will try to explain to you, and be more informative about it. In my opinion one of the best hotels in Porto Cervo is Hotel Pitrizza.This lovely hotel is a member of Starwood Luxury Collection, among with 3 other sister hotels but I think Pitrizza is the most private one and suitible for couples. I find this hotel more luxurious, maybe because of its private beach infront. You can get a great service at the beach but at the mean time its very quiet and relaxing. I dont think I have to say anything about the sea, pictures say it all. The hotel has only one restaurant, its a simple place but serves great food, where you can enjoy open bufe and Italian ala card menu. Pitrizza has only bungalows, and they are quite large and all of them have terraces and small gardens. I recommend you to get your bungalow closer to the beach and restaurant. The decoration is simple yet very sophisticated meditarenian style. I like this style very much, I find it very classy. I am hoping to see this kind of hotels in our Meditarenian coast too….

Continue reading


ISLAND HOTEL, NEWPORT BEACH CA.

Orange County’nın  en güzelve en zengin yerlerinden biri olduğu söylenilen New Port Beach, Los Angeles’dan arabayla sadece 45 dakika uzaklıkta. Los Angeles’ta yaptığınız seyahati daha relaks daha huzur içinde, aksiyondan uzak geçirmek isterseniz gitmekten memnun kalacağınız bir yer olabilir New Port Beach. Kozmopolit hayattan sıkılıp sakin bir Amerikan hayatını yaşamanız için iyide bir fırsat olabilir. İki senedir buraya yapmış olduğum seyahatler sonucunda benim çok keyif aldığım bir yer oldu New Port Beach. Burada bu sene Island Hotel‘de kaldık. Fashion Island adındaki, bölgenin meşhur mall’ının içinde bulunan bu otel, lokasyonunun daha merkezi olmasından dolayı ilgimizi çekti .Daha çok bussines Hotel olarak geçen bu otel dört dörtlük servisiyle ferah odaları çok lezzetli yemekleri ile gerçekten rahat bir konaklama sunuyor.

Its been said that New Port Beach is the most beautiful and one of the richest towns in Orange county. You can reach there from LA in 45 minutes. If you want to extend your travels in Los Angeles and want to spend more relax time away from caos, this could be the place to be for you… I have been travelling to New Port Beach for the last two years and I keep enjoying the place more and more each time. This year we decided to stay in Island Hotel. The reason for that was its location. The hotel is in the area of the famous mall called Fashion Island. I really recomend Fashion Island, its great for shopping. Island Hotel is considered as a business hotel with a great comfort. We have tested it, its accually true, although it looks more like a business hotel you can really relax and enjoy it has a great service, rooms are very spacious and the restaurant has great delicious food.

Lobiden bir görünüş…..

The reception area….

Continue reading


SOFA HOTEL, ISTANBUL

Geçen akşam Citys sinema çıkışı saat 11 30 olduğu için Nişantaşında pek yiyecek birşey bulumadık, Saray’a mı gitsek neresi açıktır bu saatte derken, Sofa Hotel hemen karşımızda bize ufaktan ufaktan bir göz kırptı. Ne de olsa otelde her saat mutfak açıktır düşüncesiyle kaldırımın karşınına geçip otele giriverdik. Sofa Hotel’i Nişantasına çok yakıştırırım oldum olası, tarzı, ufaklığı konumu çok hoşuma gider. Açıldığı günden beri de hep güzel restorantlara ev sahipliği etmiştir. İlk açıldığında Mustafa Toner’in açtığı Restorant İstanbula farklı bir soluk getirmişti ama malesef kapandı. Sonra İzzet Çapa’nın mekanları insanların akın akın bu otele gitmesini sağladı. Ve gelelim şimdiye,gördüğüm kadarıyla pek bir hareket yok, sadece restorantın karşısındaki geniş Lobi/cafe alanının dekorasyonu değişmiş, hoş olmuş. Daha bir modern tarzda renkler daha açık eskisinden biraz daha ferah. Yanlız söylemeden geçemiyeceğim, çok aydınlıktı, resepsiyon bölümü daha loş olması da şaşırtıcı bir durum bence. İlk başta içeride temizlik var zannettik ama daha sonra sorduğumuzda işikların daha fazla kısılmadığını öğrendik.

Bana sorarsanız böylesine özenle dekore edilmiş bir mekanı daha loş tercih edebilirdim.

Continue reading


POSITANO

İtalyan Rivierasının en tatlı, en romantik, aynı zamanda da en dik sokaklarına sahip bir şehri de kuşkusuz Positano olsa gerek. Tamamiyle bir kartpostalı andıran görüntüsüyle Positano beni çok etkiledi. İlk bakışta Amalfi ve Positano birbirlerine her ne kadar çok benzeselerde Positano çok daha bakımlı ve güzel binalara sahip. Geminin yanaşmasıyla ilk dikkati çeken kumsal plajı, ve bu plaj üzerindeki restorantları, pareo ve mayolar satan butikler oluyor. Positano da hayat daha aktif daha neşeli bir enerji saçıyor.Valizlerimizi sahilde otelin servisine verdikten sonra, turist dolu sokaklardan kaldığımız otel olan Le Sirenuse‘e çıkmamız tam 20 dakikamızı aldı. Normalde yürüyüşü çok seven ben, kalabalıkların arasından, yokuş yukarı ve mevsim sıçaklığnı da katarsak otele geldiğimizde bitik bir vaziyetteydik. İşte o an bu şehri yaşlılara tavsiye edemiyeceğimi düşündüm. Taksiyle de bu yolu yapma şansiniz var, tabi yol çok uzuyor ama siz yorulacagınızı düşünüyorsanız taksiyi tercih edin.

Continue reading


AMALFI,SANTA CATERINA

Santa Caterina’da ikinci günümüzde deniz ve güneşin ardından güzel bir öğlen yemeği yedik. Tüm tatil boyunca durmamaksızın harika yemekler yedik . İşte Santa Caterina‘da bu en lerden biriydi. Tarif etmekle bitmez görmek gerekir,tatmak gerekir…. 

Ben bugüne kadar hiç pizza yememişim, hep yediğimi sanmışım.Pizza Napoli’de doğmuş bende pizzayı ana vatanında yiyince aradaki farkı öyle bir anladımki, keşke anlamasaymışım. Pizza aynı pizza ama malzemeler o kadar güzelki lezzeti müthiş yapıyor. Basit yemek güzel oldumu bir başka oluyor…

Continue reading


AMALFI

Amalfi sokaklarını gezip bitirmek yarım günümüzü bile almadı.Merkezde çok güzel bir kilisesi var,mutlaka gezin görün derim.Eski binaların arasından o klise adeta parlıyor. Yolun bittiği yere kadar yürüdük, dükkan adına daha suvenir eşyalar satan mağazalar var. Marketler, cafeler mevcut ama Capri kadar lüks yok vede cıvıltı yok. Daha yerel daha sakin,daha otantik.

Continue reading


AMALFI, HOTEL SANTA CATERINA

İki günlük Capri seyahatinin ardından iki günümüzü de Amalfi’ye ayırdık. 20 dakikalık gemi yolculuğundan sonra kendimizi Amalfi’de bulduk. İtalyan rivierasının bir güzel yani gemilerle bir çok yere ulaşımın çok basit olması, her saat başı kalkan gemiler işinizi gerçekten bayağı kolaylaştırıyor.Gemiden inerken Amalfi sahilinde gerçekten hoş bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Adeta kayaların içine gömülmüşçesine bir görüntü var, rengarenk akdeniz mimarisindeki binalar yeşillikler ve kayalarla bütünleşince gayet romantik bir manzara ortaya çıkıyor.

Continue reading


SYMI

Bayram tatilinde yapılabilecek en güzel tatil sevdiğimiz arkadaşlarımızla  küçük bir mavi yolculuk oldu. Marmaris yakınlarında başlayan bu 5 günlük minik mavi tur, Bozburun ve çevresinde bulunan ülkemizin eşsiz güzelliklerin gezdikten sonra, komşu ülke Yunanistan’a küçük bir ziyaret ile son buldu. Bu minik romantilk adaya daha girerken mimarisindeki Roma esintilerini ve bazı güzelliklerin korunduklarında ne kadar da çekici olabildiğini gördüm. Symi’ye geldiğimizde bu adanın en çok Türkler tarafından ziyaret edilmesi, Bayramın etkisimiydi yoksa bu minik ada Türkler tarafından daha da mı sahiplenilmişti? Pek emin değilim ama Türklerin Yunan ekonomisine çok büyük yardımı olduğu kesin. Symi’de bayram havası vardı, Yunanlı tüm sıcaklıklarıyla çat pat Türkçe kelimelerle ve güler yüzleriyle beni bayağı bir etkilediler. Tatlı sokaklar minik dükkanlar, yol boyunca karşımıza çıkan cafeler ve o şirin mimari, bu adaya geldiğim için beni mutlu etti.

Continue reading


MONTE CARLO

Dünyanın ikinci en küçük ülkesi olan Monaco’nun Başkenti olan Monte Carlo beni her zaman çekmiştir. Belki eski zamanlarda daha da hoş, klas, ve şıklığı temsil ediyordu. Ne de olsa Grace Kelly gibi bir güzelliğe kapılarını açmış, tüm dünyaya monarşinin ihtişamını ve peri masllarınında bir gün gerçek olabileceğini göstermişti. Bu günlerde yaşadığımız biraz daha farklı olsada yinede kendinden ödün vermiyor. Grand Prix’nin en çekici adresi, hoş insanların göze battığı, zenginliği hissedebileceğiniz ufacık bir yer Monte Carlo.Bir günlük Monte Carlo gezimde tabiki pek fazla birşeyler yapamasamda, turist kaynayan sokaklarda dolaşıp ufak butiklerden alışveriş yapma şansım oldu. Monte Carlo bence alışveriş için güzel bir şehir, bunu okuyanların ”neeee hadi canım” dediklerini duyar gibiyim, ama benim gibi çabuk sıkılan yorulmadan alışverişi sevenler için ufacık,minicik bir yer. Güzel hoşuma giden parçaları sıkılmadan yorulmadan bulabilmem benim için yeter de artar zaten…

Continue reading


BONIFACIO, KÜÇÜK YER ÇOK LAF

Bonifacio şehrini Korsikadan bağimsiz olarak ele almak istedim. Korsikada görmediğim bir çok şehir olmasina rağmen sanki hiçbirinin Bonifacio’nun yerini tutmayacağini düsünüyorum. İlk karşilaşma anım Figari’den arabayla Bonifacio’ya giderkendi, aman Tanrim! bir an neye uğradığımı şasırdım, karşılastığım manzara karşısında tek yapabildiğim, aaaa bak bak bak Waoouuw demek oldu. Şöföründe o sirada bize kulak misafiri olduğunu ve içinden hafif çok bilmiş, ayni zamanda gururlu bir gülüş attiğnğ görür gibi oldum. İçinden diyordu elbet, hep aynı hikaye, hepsi aynı yerde aynı tepkiyi veriyorlar… Turistler işte… Korsika Akdeniz’in en dağlık bölgelerinden birtanesi, biraz bizim Antalya gibi ama daha farklı bir bitki ve kaya yapısı mevcut. Figari’den gelirken özelliklede Bonifacio’ya yaklaştiğimiz yerlerde dağlarin rüzgarlardan aşınarak aldığı şekiller bizi çok şasırtmıstı ki karşımızda eski antik bir kenti kayalar üzerinde gördük. O sehir sanki elinle koymussun gibi duruyordu, nasil öyle kalabilmiş nasıl öyle inşa edilmiş, işte tüm bunlara şaşmamak mümkün değildi.

Continue reading


GİZLİ KALMIŞ GÜZELLİK, KORSİKA

Klasikleşmiş seyahatler vardır, Paris, Londra, New York, Güney Fransa, Milano,Roma gibi. Evet hepsi de birbirinden güzel şehirler kabul ediyorum. Tabi bu şehirlerin hepimiz tarafından tercih edilme sebeplerinden başlıcası ise ulaşım diyebilirim. Günümüzün zorlu ve yorucu iş temposunda kim seyahat ederken yorulmak ister ki? Zamanın bu kadar da kıymetli olduğu bir dünyada hemde. Bazen eski zamanları çok özlüyorum, ve o dönemlerde yaşamayı hayal ediyorum, daha telaşsız, ağır işleyen bir zaman diliminde var olmayı diliyorum, sonra hayatın bu hızınında getirdiği artıları düşündüğüm zaman ortada bir yerde buluşmak geliyor aklıma. Neden tüm bunları yazdım dıyecek olursanız yapmış olduğum Korsika seyati bu kelimelerin akmasına sebep oluyor. Nice havaalanından Korsika adasındaki Figari Havaalanına indikten sonra arabayla Bonifacio’ya ulaşmamız gerekti. Otelimizin bulunduğu Cavallo adasınada Bonifacio’dan bota binerek 15 dk lık bir yolculuk yaptık. Evet, anlatılınca daha da uzun ve sıkıcı gelen bu yolculuk yapıldığında daha keyifli oluyor. Biraz söylendik ama sonucuna kesinlikle deydi diyebilirim.

Hotel & Spa des Pecheurs

Continue reading


ST TROPEZ VE YAZ

Yazın, şıklık, hoşluk ve eğlenceyi bir arada yaşamak istediğinizde belkide en güzel adres St tropez  diyebilirim. Provance’ın mis kokuları, lezzetli yemekler, içini ısıtan sıcak güneş, ve bol bol müzik ve şampanya ! Tüm bunları seviyorsanız, durmak bilmeyen bir koşturmacaya evet diyorsanız o zaman korkmayınız doğru bir adrese doğru yol aldınız demektir…

İlk durak Byblos Hotel, bir çok güzel otel olmasına rağmen biz seçimimizi böyle yaptık, çok ta memnun kaldık, çok merkezi, ferah odaları olan kendi halınde bir otel Byblos. Böyle dediğime bakmayın, Byblos çok popüler ve eğlence orda sabaha kadar devam etmekte, sonuçta St tropez’nın 1 numaralı gece klübü otelin altında !

Byblos Lobiden bir kare

Byblos Hotel, lobiden bir kare….

Continue reading