ATELİER JOEL ROBUCHON, LONDON

Londra seyahatimizin bir başka yıldızı da L’atelier oldu. Meşhur şef Joel Robuchon’un mutfağını tatmadıysanız denemenizi tavsiye ederim. İki Michelin yıldızlı bu mekanda Fransız mutfağını daha hip daha eğlenceli bir şekilde tatmanız mümkün. Diğer bir çok Michelin restoranttan farklı olan bu mekan  daha genç bir müşteri kitlesine sahip, ve daha cool bir atmosfer içerisinde size lezzet deneyimini yaşatıyor. Mümkünse barda oturun mutfağı önünüze alın ve ağzınızda eriyen her lokmanın ne kadar büyük emeklerle yapıldığına şahit olun. Daha sonrada en üst kattaki barlarına çıkmayı ihmal etmeyin, keyifli kendi halinde çok şık dekore edilmiş bir lounge a sahip, içkinizi için ve öyle gidin…

Another winner in our London trip was the L’atelier of Joel Robuchon. If you never tasted Joel Robuchon’s kitchen this is a good place to start from. Two Michelin star restaurant makes you experience the fine dining French food in a more hip and cool atmosphere. Possibly get seated in the bar and enjoy your dinner while watching the chefs work on your plates. Like this you get to appreciate each plate more while eating it. At the end of the dinner don’t forget to go up to the top floor, to the bar just to get a drink or two. I loved the decoration of the lounge, it is perfect for a calm after dinner drinks…

 

Bir çok minik tabaktan oluşan yemek ziyafetimize Levent ilk olarak deniz tarağı ile  başladı.

Levent started our dinner feast with scallops.

 

Ben ise kaz ciğeri pate ile başladım.

I decided to try the foie gras terrine.

 

Daha sonra ikinci küçük tabağımızda enginar püresi ve kızarmış iberia jambonları ve kurutulmuş mantarlar ve birazda havyar bulunuyordu. Farklı lezzetlerin birleşimi çok güzel bir tat oldu.

My second dish artichoke veloute with Iberian ham, dried mushrooms and some caviar. It was very light and and tasty.

 

İşte buda bardan baktış, şeflerin büyük bir özveri ile çalışmaları…

And this is how the chefs work in such devotion…

 

Levent’in ikinci tabağı,  pişmiş kaz ciğeri

Levent’s second plate was seared foie gras

 

İkimizinda mutfakta görüp dayanamadığı ve ısmarladığı bir tabak :) kaz ciğerli mini hamburgerler.

While watching the kitchen we couldn’t resist the mini burgers with foie gras, so we ordered one for two :)

 

Levent’in dilimlenmiş rib eye eti…

Levent’s sliced rib eye steak..

Bense içleri kaz ciğeri ile doldurulmuş bıldırcın, yanında ise trüfflü papates püresi yedim.

I ordered the free range quail with stuffed foie gras and truffles mashed potatoes on the side

Eksta patates püresi her zaman ihtiyaç olabilir  :)

extra mashed potatoes….

Tatlı olarak minik pasta dilimlerini denemek istedim.

Soldan sağa ; Dark chocolate, kahveli, armut merenge, ve limonlu.Benim için kahve hariç hepsi güzeldi.

I tried the tart selections.

Left to right; Dark chocolate, coffee, pear merenge and lemon.I liked it all except the coffee.

 

Levent ise hakkını Yuzu ile tatlandırılmış sufle den yana kullandı, suflenin kendisi çok başarılıydı ama Yuzu meyvesinin lezzeti çokta istediğimiz bir lezzet değildi. Pek beğenmedik.

Levent tried the Yuzu souffle. Souffle was great but we didn’t like the taste of Yuzu fruit with it.

 


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *